Bir süredir Arçelik'i Vestel'in "robotlu" büyük prodüksiyonları karşısında sessiz kaldığı için eleştiriyordum.
Arçelik öyle bir Çelik reklam filmiyle geri döndü ki hepimize şapka çıkarttı.
Çelik ve Çeliknaz'ın, Yaşar'ın söylediği tango eşliğinde dansı, tekrar tekrar izlenme değeri olan bir reklam ortaya çıkarmış. Animasyon inanılmaz derece başarılı kotarılmış. Ve Arçelik'in "lider" konumunu pekiştirecek bir "kaldıraç" Arçelik iletişim tarihine eklenmiş.
Sanırım bir süre sonra geçmişe dönüp Çelik ve Çeliknaz'ın nasıl tanıştıklarını ve ev eşyalarını seçtiklerini göreceğiz. Daha sonra da gelsin mini mini robotlar.
Bana sorarsanız Çelik asla birle, ikiyle yetinmez. Başbakanımızı dinler üçüncü mini robotu da bulur. Sonra gökten nereye ne düşer onu bilemem. Bildiğim var olan robotlarıyla Vestel'in bu atağa biraz zor yanıt verebilecek olması. Çünkü Vestel'in savaşçı robotlarına Türkiye'de kız verecek baba biraz zor bulunur.
Finansbank'tan doğru mizah
Finansbank başarılı reklamlarına devam ediyor. "Vadeli-vadesiz hesap" ürününe "çift sarılı" gibi iki vaadi kolayca anlatan bir isim bulunmuş, dikkat çekmek için de "bankanın içinde halay çekmekten kafayla tuğla kırdırmaya" kadar her türlü komik unsur başa konulmuş. Ama mizahın vaadi destekleyen bir anlamı var çünkü şu anda bir bankada "vadesiz hesap açmanın" ne kadar saçma bir şey olduğu tüm bu metaforlarla anlatılmaya çalışılıyor. Yani tersten "çift sarılı" ürünün ne kadar "mantıklı" bir ürün olduğuna vurgu yapılıyor. Böylesine güzel anlatılmış yeni bir ürün de başarılı bir reklamla birleşince bankanın yenilikçi özelliklerine kas olarak geri dönüyor.
Brisa kendi bayilerine rakip olmuş
Postadan bir mektup çıktı. Mektuba iliştirilmiş bir kart. Kartın üzerinde lastiği kapıya kadar gönderen, araca takan ve kapıda tahsilat yapan "lastik.com.tr" adresi var. Hemen sizin için siteye girdim, inceledim ve durumun bir röntgenini çektim.
Üzerinize afiyet 1987 yılında yüksek lisans tezimi Petlas üzerine yaptığım için lastik sektörünü iyi bilirim. Anladığım Brisa'nın geleneksel dağıtım kanalına rakip bir internet satış kanalı oluşturduğu.
Kuşkusuz bunu durup dururken yapmadı, demek ki Brisa'nın tehdit olarak gördüğü bazı "e-lastik ticareti" markaları var ve Brisa bu tehdidi fırsata çevirmeye çalışıyor. Ancak Brisa'nın kısa sürede geleneksel kanalda, Lassa ve Bridgestone bayileri ile fiyat, vade ve ciro daralması çatışması yaşayacağı gerçek.
Diğer gerçek de şu ki Brisa'nın başına gelenin çok yaşında başka kategorilerdeki markaların da başına geleceği. Önerim satışlarınızda "geleneksel kanal" ağırlığı varsa, internet kanalını "geleneksel kanalı" ikna etmeden başlatmayın, üzülürsünüz. Umarım Brisa geleneksel kanalı ikna ederek ya da işin içine dahil ederek model kurmuştur. Kurmamışsa geçiş sürecini bilim adamı olarak analiz etmek isterim. (Bu konuda bkz. Anderson vd., Internet Channel Conflict: Problems and Solutions, Review of Marketing Research, 2010, s.63-92)
Reklametre (12-18 Şubat 2012)
En İyi Tv
1) Çeliknaz (Arçelik)
2 )Çift Sarılı (Finansbank)
3) Mücadele (Benimo)
4) Ünlüler-Türkiye Kumbarası (Turkcell)
5) Garaj Konseri (Anadolu Efes)
En İyi Gazete
1)TV-Duvar (Hepsiburada.com)
2) Küçülmüş (Tazelen-SEK)
3) Çeliknaz (Arçelik)
4) 1453 Fetih (Aksoy Film)
5) İhracat Şampiyonu (OB)
En İyi İnternet
1) Beko - Sevgiline Kalbini Gönder
facebook.com/BekoTR
2) Turkcell - Türkiye Kumbarası
www.turkiyekumbarasi.com
3) Pınar Labne - Manşetler Senin
facebook.com/PinarLabne
Özgür Karaçak'tan özgürce
Yemeksepeti'nden 28 milyon sipariş
Yemeksepeti adını ve verdiği hizmeti ilk duyduğumda -ki 2001 yılıydı- açık söylemek gerekirse çok da heyecanlanmamıştım. Projeyi yeni başladığı haliyle değerlendirip öngördüğü vizyonu çok dikkate almamıştım. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra her insanın yaşadığı "Bu akşam ne yiyeceğim ya ben" sorusunun bekarlar dünyasındaki tek cevap anahtarı olması ile beni de avucunun içerisine almayı başardı.
Geçtiğimiz günlerde ise 2011 yılı bilgilerini bir infografik olarak yayınladılar.
Açık söylemek gerekirse çok daha fazla ilginç ve önemli rakam sunmalarını beklerdim. Örneğin hizmet verdikleri illere göre sipariş dağılım yüzdeleri veya zincir restoran ve tek şubesi olan restoranlara göre sipariş dağılım yüzdeleri ve daha birçok veri sağlanabilirdi diye düşünüyorum.
Neyse sonuçta eldeki verilere bakalım biz, 2011 yılında;
• 28.000.000 porsiyon yemek sipariş edilmiş.
• Siparişler 6259 farklı restoranda hazırlanmış.
• Hazırlanan paketler 1.400.000 farklı adrese gönderilmiş.
• Yılın en aktif kullanıcısı 1013 sipariş vermiş. (Bu kişi evliyse yazık, bekarsa daha da yazık.)
• Sadece mobil cihazlarla 450.000 kişi toplam 1.710.000 sipariş geçmiş. (Ev yolu üzerindeyken siparişi verip kuryeyle aynı anda binaya girmenin keyfini yaşayan bilir.)
• 168.000 öğrenci 1.890.000 yemeği kampüslere, yurtlara veya etüt odalarına söylemiş.
• 322.000 farklı kişi 2.858.000 siparişte ev yemeği tercih etmiş.
• Sipariş edilen tüm hamburgerleri yan yana koyarsak 470 km'lik bir yol oluyormuş.
• Aylık olarak 334.000 yemek acılı tercih edilmiş.
Bu arada infografikteki "sipariş" ve "yemek" kavramlarının da kafa karıştırıcı olduğunu söylemek lazım. Özetle Yemeksepeti bugün Türkiye'nin dünyaya açılan en önemli vitrin projelerinden biri ve geldiği nokta gurur verici. Ekibe kocaman teşekkür.