Yıllar önce bir çorap firması etkili bir reklam kampanyası yürütmüştü.
Tek kanallı televizyonlarımızda her gün tekrarlanan "Atın eskimiş çoraplarınızı, Jil geliyor" sloganı beyinlerimize öyle bir işlemiş ki, bugün bile hafızalarımızdan silinemiyor. Türkiye, şimdi belki de benzer bir sloganla dev bir kampanyayı başlatmaya hazırlanıyor. "Atın evlerinizdeki eskimiş buzdolabını, çamaşır makinesini, tasarruflu yeni makineler geliyor!"
Kampanyanın ilk ayağı Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın adımlarıyla dün başladı. Beyaz eşya üreticileri çeşitli ürünlerdeki indirimleri açıkladılar. Önümüzdeki haftalarda ise Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin en kapsamlı enerji tasarrufu kampanyasını kamuoyuna açacak. Kampanya ile Türkiye'nin de vatandaşın da enerji faturasının düşürülmesi hedefleniyor. Tükettiğimiz elektriğin yüzde 70'ini ithal ettiğimiz için cari açığı düşürmek enerji tasarrufundan geçiyor.
Buzdolabı ayda 30 lira tüketiyor
Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği Başkanı Özcan Aydilek, sektör temsilcilerinin başlattığı indirim kampanyalarını anlatırken en can alıcı noktadan konuya girdi. Fazla elektrik tüketen eski tip buzdolapları yüzünden Keban Barajı'nın ürettiğinin iki katı enerjinin boşa gittiğini söyledi. Buzdolabı örneği boşuna değil. Türkiye'de tüketilen enerjinin yüzde 24'ü evlerde kullanılıyor. Evlerde tüketilen enerjinin yarısını beyaz eşyalar kullanıyor. Beyaz eşyaların tükettiği enerjinin de yüzde 60'ını, sabahtan akşama 24 saat kesintisiz çalışan buzdolapları kullanıyor. Görünen o ki, 100 liralık elektrik faturamızın yaklaşık 30 lirası tek başına buzdolaplarından kaynaklanıyor.
Evlerimizde 24 milyon buzdolabı var ve bunların 15 milyonu aşırı elektrik tüketiyor. Hedef de bu 15 milyon buzdolabını en az elektrik tüketen A sınıfı buzdolaplarıyla değiştirmek. Sadece buzdolapları değil elbette. Çamaşır ve bulaşık makinelerinden elektrik süpürgesine, televizyonlardan aydınlatmaya kadar elektrik tüketen tüm cihazlarda tasarruflu ürünlere geçmek gerekiyor. Ancak küçük (!) bir sorun var. O da para! Vatandaş tasarruflu cihazlara dönse elektrik faturası hafifleyecek. Ancak bu sefer de bütçesi tümden sarsılacak.
Vatandaş ne kazanacak?
Devlet bu tasarruflu ev aletlerine dönüşümü ne ölçüde teşvik edecek? Beyaz eşya üreticileri taşın altına ellerini ne kadar uzatacak? Tasarruflu ürünlere dönüşüm başlasa devlet kazanacak, firmalar kazanacak, vatandaş kazanacak. Devlet desteğiyle büyük bir kampanya başlatılacaksa buradaki üç kesim içinde en kârlı vatandaşın çıkması gerekir ki, istenilen sonuç alınabilsin.
Kampanya aracılığıyla 15 milyar liralık bir beyaz eşya satışının gerçekleştiğini varsaydığımızda devlet bu sayede yaklaşık 2,3 milyar lira vergi geliri elde edecek. Firmaların kârı 2,5 milyar liradan daha az olmayacak. Vatandaşı 5-10 yılda elde edeceği elektrik tasarrufu uğruna kampanyaya katıp bugünden büyük harcamalara yöneltmek pek mümkün olmadığına göre vatandaşa da cazip kazançlar sunmak gerekiyor.
Kampanyanın cari açık sorunu yaşayan Türkiye için kaçınılmaz olduğu kesin! İyi hazırlanmış, vatandaşı etkileyebilecek bir kampanya barajlarımızı boşa üretim yapmaktan bizleri de şişkin elektrik faturalarından kurtarabilir. Vatandaşa gerçek kazanç vadetmeyen kampanya ise fırsatın kaçması olur.