Memur sendikaları son günlerde bir hayli şaşkın. Anayasa'da yapılan değişikliklerin hayata geçirileceği Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu bir türlü çıkmadı.
15 aylık gecikme nedeniyle memura 2012 zammı verilemedi. Sendikacıların yeni şaşkınlığı gecikmeden değil, tasarıda yapılan sürpriz değişikliklerden kaynaklanıyor.
Memur sendikaları, tasarının ilk taslak halini önce Bakan Hayati Yazıcı, ardından da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'le müzakere etti ve birçok konuda mutabık kaldılar. Ancak düzenlemenin bir de mali boyutu var. Bu nedenle Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tasarının devlet bütçesine getireceği mali yükleri en ince detayına kadar inceleyip, uygun gördükleri değişiklikleri yapıyorlar. Şu ana kadar tasarıda mali gerekçeli 3 kritik değişiklik yapıldı.
İşte memur sendikalarının keyfini kaçıran da ekonomi bakanlarının yaptığı bu değişiklikler. Konuya demokratik haklar penceresinden baktığınızda farklı, mali imkânlar penceresinden baktığınızda farklı manzarayla karşılaşıyorsunuz. Ekonomi bakanları tasarıda yaptıkları "ince ayar"la yeni süreci yönetmeye, demokratikleşmenin devlete olan maliyetini mümkün olduğunca düşürmeye çalışıyorlar. Haliyle ince ayarlar, memurun büyük idealleriyle çakışıyor. İşte yapılan o üç değişiklik:
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu
Hükümet ile memur sendikaları arasında uzlaşma sağlanamazsa memur zammında son kararı bu kurul verecek. Düşünün kurul zammı sadece 1 puan yukarı çıkarsa, bütçeye yaklaşık 1 milyar lira ek yük gelecek. 9 üyeden oluşacak kurulun 4 üyesi memurun, 4 üyesi hükümetin tarafında. Hükümetin atayacağı başkanın ise bağımsız olacağı varsayılıyor. Bağımsız başkan öyle ya da böyle sonunda oy kullanacak. İşte o oy bütün dengeyi değiştirecek. Başkanın "Sayıştay Başkanı" olmasında mutabakata varılmıştı. Ancak sözünü ettiğimiz ince ayarla bu değişti. Şimdi yeni başkan Sayıştay, Danıştay ve Yargıtay başkanları ile bu mahkemelerdeki 47 daire başkanı arasından seçilecek. Bu "minik" değişiklik ekonomi yönetimi için önemli bir güvence. Bu 47 kişi arasından en sağduyulu, devletini ve toplumun bir değil tüm kesimlerini düşünebilen isim bulunduğunda ekonominin riske girme ihtimali kalmayacak.
Tek toplu sözleşme
Sendikacılıkta normalde hizmet kolu esastır ve toplu sözleşmeler konfederasyonlarla değil her hizmet kolunda yetkili olan sendikayla ayrı ayrı imzalanır. Tasarı bu genel anlayışa uygun hazırlanmıştı. Ancak bu konuda da ince ayar yapıldı. Memur sendikaları bu değişikliği sürpriz bir şekilde ekonomi yönetimiyle yaptıkları görüşmelerde öğrendiler. Ekonomi yönetimi karşısında bir tek memur konfederasyonu görmek, müzakereyi en büyük konfederasyonla yürütmek istiyor. Memur bu durumda bir hayli şaşkın. Zira memurlar yetkili sendika olabilmek için aralarında büyük bir yarışa girmişlerdi. Artık yarışa bile gerek kalmadı. Devlet de dağınık, birinde diğerinden daha fazla zam olan sözleşme yapmaktan kurtuldu.
Belediyelerdeki memurlar
Memur sendikaları uzunca bir süredir farklı belediyelerle sosyal denge zammı sözleşmesi imzalıyor. Bu sayede geliri yüksek belediyelerin memurları ek zam alma imkânına kavuştu. Bu şekilde 100 bin belediye memurundan 55 bini ek zam almayı başardı. Ekonomi yönetimi, ikinci bir gider kapısı olarak gördüğü bu duruma son vermek istedi, tasarıda "küçük" bir değişiklik yaptı. Ancak memur sendikaları, geriye gidiş olarak değerlendirdikleri bu sorunu tasarının Meclis görüşmelerinde değiştirmekte kararlı.