Bir portföy önerisi vermemiz, yatırımcı için cazip olsa da her yatırımcı aynı risk algılamasına sahip değil. Öyle yatırımcılar var ki, sahip oldukları tasarrufun bir lirasını bile kaybetmeyi göze alamayabilir. Bazıları da getiriye odaklanır ve yüksek getiri sağlamak için, yüksek risk alabilir.
Herkesin algısı farklı
Her yatırımcının risk algılaması farklıdır. Bu yüzden de önerilecek bir portföy herkese hitap etmeyebilir. Bu yüzden bugünkü yazımın bu noktalar göz önünde bulundurularak okunması lazım.
"
Paranın Rotası" programında bir portföy önerisi verdim ama bu öneriyi verirken, Amerika'da mali uçurum ve borçlanma limitinin artırılması konusunun çözüleceği varsayımıyla hareket ettim. Bu konular çözümlenecek olursa, yüzde 60 A tipi fonlar, yüzde 20 altın, yüzde 15 mevduat, yüzde 5 likit fon önerdim.
İki tip yatırım fonu var
Yatırım fonları iki tipte olabilir: A tipi ve B tipi. A tipi yatırım fonlarının portföylerinin en az aylık ortalama bazda, %25'i Türk şirketlerinin hisse senetlerinden oluşur. B tiplerinin portföylerinde böyle bir sınırlama yoktur. Fonların A veya B tipi olması konusunda önemli olan nokta A tipi fonlara vergi avantajı tanınmasıdır.
A tipi fonların alt tanımlamaları da vardır. Bazı A tipi fonlarda hisse oranı yüzde 80-90 seviyesine ulaşabilmektedir.
Okuyucuların bu fonları incelemesi ve ayrıntıları hakkında bilgilenmesi gerekiyor. Bu konuda Sermaye Piyasaları Kurulu'nun (SPK) yatırımcıyı bilgilendirmek adına kurduğu www.yatirimyapiyorum.org.tr sitesinde daha ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Alış satışta büyük fark olabilir
Altın konusunda ise en çok karşılaştığımız soru, "
Altını kuyumcudan mı alalım yoksa altın fonuna yatırım yapabilir miyiz" şeklinde. Aşağıdaki tabloda fikir oluşturması açısından B tipi altın fonları ve bunların 2005-2012 arasındaki yıllık getirileri verilmiştir.
Alttan üç satıra baktığınızda ise İstanbul Altın Borsası'nda altının gramının yıllık getirisiyle serbest piyasadaki altının gramının yıllık getirisi verilmiştir. En altta kırmızıyla gösterilen satırda bu iki piyasada altının gramının ortalama yüzde kaç değiştiği verilmiştir.
Tabloda koyu yeşil hücreler, ilgili fonun o yıl altının getirisinden daha fazla getiri sağladığını gösteriyor. Görünen o ki altın fonları, piyasanın getirisi üzerinde getiri sağlamak konusunda 2005-2012 yılları arasında pek başarılı değiller.
Okuyucular tabloyu inceleyerek, kendi kararlarını oluşturabilirler. Unutmayınız ki, fon alıp satarken alış ve satış fiyatı arasında çok az bir marj vardır. Ama kuyumcudan aldığınızda alış satış arasındaki fark büyük olabilmektedir.