haberL haberR
0 facebook twitter googleplus

Ekonomi

04 Mayıs 2013 Cumartesi, 07:00
Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Gönder

Vahap Küçük: Türk insanının beden kalıbını ilk biz çıkardık

Sabit bütçeli aileleri ayda 100 liralık harcamayla ucuza, kaliteli ve şık giyindirmeyi misyon edinen LCWaikiki’nin Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, ilk kez BUGÜN’e bu yolculuğun ve başarının sırlarını anlattı.
Vahap Küçük: Türk insanının beden kalıbını ilk biz çıkardık
Bugün birçok alanda öne çıkan firma ve markaların patronları,  genellikle söze Turgut Özal'ın Türkiye'yi dışa açan politikalarını ve o yılları anlatarak başlarlar.  

Tekstil ve hazır giyimle Özal'lı yıllarda kervana katılan Malatyalı Vahap Küçük de böyle yaptı.Günümüzde ortağı olduğu ve Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüttüğü LC Waikiki markasıyla "Sokağı merkeze alan" bir vizyonla hareket etti. Son 10 yılda da dar gelirli Türk halkını şık ve ucuz giyindirmeyi misyon olarak benimsedi.

Vizyon ve misyon tuttu, sonuçta marka 20 bin çalışanıyla bu yıl satışlarda tam 2.5 milyar dolarlık bir rakama ulaşmayı hedefliyor.  2023'e gelince de en başarılı Avrupa firmaları arasında ilk 3'e girmeyi ve 10 milyar dolarlık ciroyu aşmayı amaçlıyor.
Küçük, bu haftaki söyleşimizde uyguladıkları felsefenin, stratejinin özünü ve sırlarını ilk kez bize anlattı.  Gelin, şık, kaliteli ve ucuz giyinmenin "püf noktaları"nı Küçük'ten dinleyelim.

Fransızları ikna ettik

Kaç yıldır tekstil ve hazır giyimle uğraşıyorsunuz?

24 yıl gibi oldu.

Bu uzun süreyi çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemleri diye ayırırsak neler söylersiniz?

İlk zamanlar, Türkiye'de tekstilin, hazır giyimin moda olduğu yıllardı. Turgut Özal'ın açılımıyla beraber o kervana biz de katıldık. İki yıl Avrupa'da müşteri aradık, fason üretim yaptık. İki yıl sonra 1988'de Fransız kökenli LC Waikiki ile bir vesileyle tanışıldı. Bu markaya fason üretim yapmaya başladık. Tabii ki kolay olmadı. Büyük bir fabrikamız, entegre tesisimiz yoktu. Küçük bir numune atölyesi vardı Zeytinburnu'nda. O yıllarda daha çok kardeşim Mustafa ilgileniyordu.

İlk siparişi nasıl aldınız?

Fransız işveren, bizi ziyarete geldiğinde, "Siz bu işi nasıl yapacaksınız?" diye sordular. Malatyalı bir grup atölyeci vardı. Onları organize ederek sizlere deneme niteliğinde iş yapacağımızı söylediğimizde,  adam pek inanmadı ama yine de sipariş verip gitti. O ilk siparişler istediği kalitede ve istediği zamanda gidince, "Buradan bize iş çıkar" ümidiyle tekrar sipariş verdi. Ondan sonra da inandı bu işin yapılacağına. Birçok ülkedeki siparişi Türkiye'ye kaydırdı. Bu vesileyle de LC Waikiki ile bu yolculuğa çıkmış olduk.

Ciddi bedeller ödedik

Daha sonra bu markanın  büyük patronu oldunuz değil mi? Böyle bir işi başarmak için nasıl bir ruh ve nasıl bir azim gerekli?

Bu geçen 20 küsur yıl tabii ki, hep azmetme süreci oldu, bir anda olmadı, ciddi bedeller ödendi. Emek, alın teri, akıl teri oldu. Ciddi bir ekip ruhu oluştu. Türkiye'de 20 yılın neredeyse 17 yılı ya ekonomik kriz ya siyasi kriz, ya büyük deprem felaketi, ya komşularla kriz ve savaşlar, dış etkenlerin getirdiği zorluklarla geçti. Bir de Türkiye'de örneği olmayan bir sektörde çalışıyorsunuz. Hep ilkleri yapan bir durumdasınız. Yetişmiş insan kaynağı bile yoktu. Hep şunu ilke edindik; Birincisi kalıcı olmak yani sürdürülebilirliği hep esas aldık. Bunun için işte kısa zamanda zengin olalım, para kazanalım diye düşünmedik.

Hedef Avrupa’nın ilk 3’ü arasına girmek

Gerçekten zengin olmayı düşünmediniz mi?

Hayır, düşünmedik. Bunları bir araç olarak gördük, amaç olarak değil. Parayı zengin olmayı merkeze hiçbir zaman koymadık.

Hedef, Avrupa'da ilk 3'e girmek

Peki asıl amaç neydi?

Burada bir vizyon ve misyon gerekiyordu. Takriben 15 yıl evvel tüm çalışanların da katılımıyla bu vizyonu koyduk. Vizyon, "Avrupa'nın en başarılı ilk 3 markasından birisi" olmaktı. Bu da halen sürüyor. En büyüğü demiyoruz, en başarılı diyoruz.

Bu vizyon için kriterler nelerdi?

10 milyar dolar eşiğini geçmek. En başarılı markanın karlılık ortalamasını yakalamak, çalışan memnuniyetini ve bunun yanında müşteri ve tedarikçi memnuniyetini yakalamaktı. Ayrıca, sosyal sorumluluk projelerini yakalamak ve aynı zamanda ekolojik, güvenilir ürün üretimini yakalamak. Bunlar bizim kriterlerimiz.   2023 yılında da LC Waikiki'yi burada görmek istedik.

Cironuza bakarsak hangi rakama ulaştınız?

2 milyar 500 milyon dolara ulaşacağız inşallah. 10 sene önce biz 1 milyar doları aşacağız dediğimizde herkes Türkiye'de 1 milyar dolarlık cironun olmasını hayal gibi görüyordu.

Peki misyonunuz neydi?

Bunu, "İyi giyinmek herkesin hakkı" sloganıyla özetledik.

100 liraya iyi giyinmenin PÜF NOKTALARI...

Sizce Türkler, sizin modelinizle şık ve kaliteli giyinmeye başladı mı?

Burada iyi giyinmek herkesin hakkı derken, geliri belli düzeyde olanları değil, dar gelirli vatandaşların da  bizden giyinebilmesini hedefe koyduk. Yani, bir memur da maaşını aldığında ayda ortalama 100 - 110 lirasını giyime ayırabiliyordu. Onun, ayda ortalama 2 bin lira maaş aldığını hesaba katarsak ancak bu maaşın yüzde 5 - 5.5'unu giyime ayırabiliyor. Bu bir realite. Eğer sen 100 liraya 4 kişilik aileyi varsaydınsa bu 4 kişi, senden 100 liralık bir şey alamıyorsa onu iyi giyindiremiyorsun demektir.

Modayı, iyi giyinmeyi tabana mı yaydınız?

Evet, tabiî ki. Ondan sonra o aile  100 lirayı ayırabiliyor ama belki tarzına uygun giysi bulamıyor. Öyleyse onun tarzına uygun da ürün gerekiyor.

Bunu nasıl yapabiliyorsunuz?

Türk toplumunu ve bizim hedef kitlemiz dediğimiz kesimi çok iyi analiz ediyoruz. Fokus gruplarımız var. Bu guruplar, Anadolu'nun her şehrinde düzenli toplantılar yapıyorlar.  Her giyim tarzını araştırmak için çok toplantılar yapılıyor.

Şehirleri dolaştık halkı dinledik

Acaba, bir Trabzonlu ile bir İstanbullu'yu nasıl buluşturuyorsunuz?

Çeşitli şehirlerin ortalamasını alıyoruz. Her bölgeden takriben 14 - 15 il olabiliyor. Bu kişilerin isteklerini, arzularını not alıyoruz. Genelde şu hata yapılır; Biz kendi zevkimizi, kendi bütçemizi sokağa empoze etmek isteriz. Ama sokak öyle değil, başka bir şey istiyor ve başka bir gelir düzeyine sahip.

Sokak ne istiyor?

Farklı, başka giyim tarzları var. Eğer sen bunların ortalamasını bulamıyorsan, sokağı merkeze koyamıyorsan o zaman o insanların bütçesine ve giyim tarzına göre ürün yapamıyorsun demektir. Bir de tabi, cinsiyet farklılığı var. Kadın ve erkek olarak. Bunu da merkeze koymanız gerekiyor. Başka ne var? Çocuk, genç, muhafazakar, modern tarzlarına uygun giyinmek isteyenler var.

Muhafazakar da moda istiyor

Mağazalarınızda muhafazakar kadınlar için de uzun etek, uzun kollu elbiseler de var değil mi?

Evet var. Muhafazakar giyinen büyük bir kesim var. O da modaya uygun giyinmek istiyor.  Mesela,  uzun kollu body, veya dar paça pantolon istiyor ama uzun olsun istiyor. Uzun etek istiyor. Bunun dışında liberal olanlar, daha farklı şeyleri tercih ediyor. Uçuk giyinmeyi yakıştıranlar daha farklı modeller arıyor. Bunların hepsini harmanlıyorsun, insanlar mağazalara girdiğinde herkes kendi tarzına göre aradığını bulabiliyor. Bu da bizim misyonumuzu oluşturuyor. Bakıldığında söylemek kolay ama içini doldurmak oldukça zor.

Türk insanının beden kalıbını ilk biz çıkardık

Kaç tasarımcınız, kaç terziniz, kaç araştırmacınız  var?

Neredeyse 100'e yakın kişiden oluşan bir dizayn ekibimiz var İstanbul'da. Bunlar sadece Türklerden oluşmuyor. İngilizi de, İtalyanı da, ABD'lisi de, Mısırlısı da var. İnternational (uluslararası) bir tasarım ekibimiz mevcut. Aynı zamanda Türk insanının beden ölçüsünü tesbit etmek için yüzlerce denek üzerinde çalışılıyor,  daha sonra da kalıplar hazırlanıyor. Bunlar, denekler üzerinde deneniyor. Böyle kalıplar, Türkiye'de ilk kez çıkarıldı.

Perakende birçok bilimle çalışıyor

Denekler üzerinde testler sürüyor mu?

Şu anda artık sistem oturdu. Ama rutin olarak arada bir yapılacak yine de.  Perakende matematik, insan psikolojisi,  mühendislik, sosyoloji ve felsefe gibi birçok bilim dalını bir araya getirip, bunu da uygulamaya soktuğunuzda başarılı olunabilen bir sektör. Bunları yapmazsan müşteri gelip ürüne para vermiyor. Bir mağazadaki her şeye ortak oluyor.

İyi çalışan markalardan bir sentez yaptık

Bu noktaya gelirken kimi veya kimleri izlediniz?

Kimseyi birebir rol model olarak almadık. Ama her başarılı firmayı  inceledik. Başarılı firmaların bazı özellikleri vardır. O özellikleri benchmark aldık kendimize. İşte Zara'nın 'hızlı ürün' tarafını, H&M'nin fiyat politikasını inceliyorsun. GAP'ın görsel sunumunu alıyorsun. Yani bakıldığında her markadan farklı bir şeyden esinleniyorsun. Ama daha çok biz kendimiz rol model olduk. Biz farklıyız. Farklılık, onları dikkate almak anlamında değil, burada kendi ruhunu, kendi değerlerini, kendi kültürünü de yansıtarak bir model oluşturuyorsunuz.

Bir Türk modeli oluştu diyebiliyor muyuz?

Türk modeli diyerek milliyetçilik anlaşılabilir. Biz öyle bir şey yapmıyoruz.  Belki bir Fransız olsak, yine aynı şeyi yapardık.

Bizleri kadınlar yönlendiriyor

Sizce kadınlar mı, erkekler mi size tercih ediyor? Sanki kadınlar görüntüde daha fazla var, ne dersiniz?

Zaten sektördeki pastanın yüzde 60'ını kadınlar alır. Aslında toplama baktığınızda giyim sektörünün yüzde 90'ını kadınlar yönlendirir.  Çocuklarının giyimini de,  eşlerinin giyimini de baktığınızda kadınlar giyindirir. Bu nedenle kadınları daima merkeze koymak gerekir. Haftada 10 milyon ziyaretçimizin de büyük bölümünü kadınlar oluşturuyor.
 
Türk kadınları,  şık giyiniyor mu?

Tabi ki, asrın hastalığı dediğimiz obezitede ABD'den sonra Türkiye sıralamada geliyor diye biliyorum. Giysiyi, giyimi yakıştırmak için de biraz "fit" olmak gerekiyor.  Yine de biz o kadınları da giydireceğiz. Renkleriyle modasıyla başarıyla onları da şıklaştıracağız.

RÖPORTAJ: PERİHAN ÇAKIROĞLU-BUGÜN GAZETESİ


Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
FLAŞ - 'ALNIMIZ AK BAŞIMIZ DİK'
SERBEST BIRAKILDILAR

Yorum Yaz

VİDEO GALERİ

Kaçan balık büyük oldu
  • Kaçan balık büyük oldu
  • Köse'nin annesi: Casus kim ortaya çıkacak
  • Polisler adliyeye sevk edildi
  • Bonzai kullanan gencin görüntüsü


YAZARLAR

  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKAKTroller'den Çankaya danışmanlarına
  • Nuh GÖNÜLTAŞNuh GÖNÜLTAŞDeneyelim görelim!
  • Yavuz BAYDARYavuz BAYDARAbdullah Gül'ün tercihi: 'Yedek kulübesi'
  • Gökhan BACIKGökhan BACIKIŞİD'den sonra PKK silah bırakır mı?
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARYaşamı ve geleceği savunmak için birleşiyorlar
  • Perihan ÇAKIROĞLUPerihan ÇAKIROĞLUUyuşturucu babalarının oyunu bozulmalı
  • Yaşar ERDİNÇYaşar ERDİNÇFED tutanakları sonrasında...
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCANUyuşturucu kullanan ünlü defolsun!
  • Sadettin ORHANSadettin ORHANYurtdışı borçlanmaya kolaylık
  • Elif KORKMAZELElif KORKMAZELWarren Buffet'tan değerli tavsiyeler
  • Ali DEMİRELAli DEMİRELTevazu göstermek mi tevazu gösterisinde bulunmak mı?
  • Lemi ÇELİKLemi ÇELİKTur Trabzonspor'un
  • Gülay GÖKTÜRKGülay GÖKTÜRKİki farklı hikâye hep olacak
Nazlı ILICAKAKTroller'den Çankaya danışmanlarına

FOTO GALERİ

  • İşte dünyanın enleri
  • Bu karavanın içi sizi çok şaşırtacak
  • Böyle kapışma görülmedi
  • Efkan Ala'dan tuhaf PKK heykeli açıklaması
  • Ersin Korkut'tan güldüren uyuşturucu savunması
  • Kur'an-ı Kerim'in büyüklüğünü kabul etti
  • Hayvanat bahçesinde dehşete düşüren görüntü
  • En çok kazandıran 25 meslek
  • Afyonkarahisar’da psikolojik hasta sayısında büyük artış
İşte dünyanın enleri