02 Şubat 2012 Perşembe
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Dr.Mehmet CAVLI
Dr.Mehmet CAVLI
MİSAFİR YAZAR
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Türkiye’nin 30 yıllık iktisadi stratejileri

30 yılda neler görmedik ki… Süslü laflar, abartılı işler... Hayaller... Hepsini bir kenarı süpürüp, gerçeklere bakalım...
1980 yılından başlayalım. Liberal ekonomi düzeni hazır paket olarak getirildi. Bir başka deyişle serbest piyasa ekonomisi… Piyasalar hürleştirildi. Sanayi ve fiyatlar piyasaya terk edildi. Üretim serbestleşti. Şeffaf bir ekonomi modeli beyinlere kazındı.

Küreselleşme adına uçaklara iş adamları bindirildi. Ülkenin dünyaya açılması adına uçaklar dolusu iş adamları önemli unvana sahip devlet büyükleri ile birlikte yurt dışına apar topar seyahat etti. Yatırımlar ve ihracat teşvik edildi. Bol paralar dağıtıldı. Borsa açıldı. Türk Lirası konvertibl edildi. Türkiye örnek ülkeydi.

Organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri, serbest bölgeler, otoyollar, limanlar ve hava alanlarına çok ciddi yatırımlar yapıldı. Bursa, Denizli, İzmit, Konya, Çorum, Kayseri, Adana, Maraş gibi iller gelişen sanayi merkezleri oldu. Daha birçok ilde hızlı dönüşümler yaşandı.

Gemi, tır, makine, maden, uçak sektörü, sanayi yatırımları bayağı büyüdü. Taşımacılık sektörü bayağı büyüdü. Turizm yatırımları alabildiğine sahillere yayıldı. Mersin’den Çanakkale’ye kadar…

Tarım ve hayvancılığa büyük yatırımlar yapıldı. GAP yatırımları çok pahalı maliyete rağmen güney doğu Anadolu bölgesini ihya etti.

Asayişin sağlanması için harcanan büyük paralar… Yüzde yirmilere ulaşan işsizlik oranı… Sıkı para politikaları… Derken ülke büyük bir krizle farklı bir periyoda girdi.

Daha sonraki yıllar (1980-1995 sonrası yani 1995-2011 arası)…

Görüldü ki, yurt dışına gidenlerden çok daha fazlası ülkemize gelmiş. Ülkemize yatırım yapmışlar. Borsamıza girmişler. Bakkallarda satılan ürünlere kadar nüfuz etmişler. Çok yerleri satın almışlar. Her şeyden evvel, önceki yıllarda yerli malı vardı.

Eskiden Gayri Safi Milli Hasıla vardı. Bu yöntem terk edildi. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla tanımı uygulanmaya başlandı. Yabancıların iktisadi gücünü iktisadi rakamlarda görebilmek mümkün değildi… Çünkü Yurt İçi Hasıla denilince yerli yabancı bütün yatırımlar kastediliyordu.

Küreselleşme modelinde paranın dünyayı fethi demek olduğu yeni yeni anlaşıldı. Zira özelleştirmelerin yapılması paranın dünya ülkelerindeki hâkimiyeti anlamına geldiği de artık belirginleşti. İthalat zenginleri ortaya çıktı.

Özelleştirmeden gelen gelirler, emisyon hacmi büyümeleri, borç stoku, vergiler, gayrimenkul satışları, vergi ve ssk borcu olanlara yapılan yeni düzenlemelerden gelen gelirler kamu bütçesini oldukça sevindirdi. Kamu ekonomisi çok zengindi…

Türk Lirasından altı sıfırın atılması, konut adına geçmişte toplanan meblağların vatandaşa ödenmesi, yeni konut yapımları, duble yolların yapımı, istikrarlı borçlanma süreci ve IMF gibi uluslar arası bir kuruluşa muhtaç olmama büyük birer iktisadi başarıydı. Denk bütçe dönemi görüldü. Sevindirici idi…

Bir başka tarafta, istatistiklerde kullanılan bazı rakamların düzenlenmesinde yöntem farklılıkları yaşandı. Geçmiş yıllarla kıyaslanma imkanları ortadan kalktı.

Borsa, faiz ve döviz daha belirgin, belirleyici güç oldular. Emisyon hacmi arttı. Piyasada para arttı. Üretim değil de, ithalatın önemsendiği ve fiyatların ithalat yoluyla düşürüldüğü bir politika benimsendi. Kamu yatırımlarının yapılmayıp ta, hizmetin özel sektörden alındığı bir farklı süreç başladı. Güvenlik hizmetleri, sosyal tesislerin işletilmesi, temizlik ve ulaşım hizmetleri kamuda çoğu yerde özelleşti.

Devlet işletmelerinin çoğu işletimi de özelleştirildi.

Hangisi iyiydi demenin anlamı yok sanırım.

Bu yılları otuz yıl sonra nasıl anlatacaklar sadece merak ediyorum şimdiden…

Emeğin, fakirin, fukaranın, sermayenin hakkı unutulmasın. Denge iyi kurulsun yeter bence…




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (0 yorum)



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Hükümet'ten yeni zam teklifi

Hükümetin, memur zamlarına ilişkin yüzde 3,5+3,5 zam teklifine memur...

İstanbul için tarih belli oldu

İkincisi düzenlenecek olan İstanbul Shopping Fest'in tarihi belli...

İşte çeyrek altının fiyatı

Piyasalarda günün ilk rakamları

Memur için kader günü

Anayasa reformuyla ilk kez toplu sözleşme görüşmeleri yürüten memur...

Koza Altın tiyatroyla öğretti

Koza Altın İşletmeleri, iş güvenliğiyle ilgili uygulamalarını tiyatro...

Memurlar rekora koşuyor

Kamuda istihdam edilenlerin sayısı, mart sonu itibariyle 3 milyon 111...

Ucuz enerji dönemi bitti

Shell Türkiye Ülke Başkanı Erdem, dünyada ucuz enerji döneminin...

Memurlara 11 müjde

Toplu sözleşme masasında ilk anlaşılan maddeler ortaya çıkıyor.

Nurten Öztürk BUGÜN'e konuştu

Opet'in patroniçesi Nurten Öztürk, Bugün Gazetesi Ekonomi Yazarı...

Merkez açık ara lider

Gelir İdaresi, 2011 yılına ilişkin Kurumlar Vergisi 'ilk 100'...

Koç ve Sabancı’da büyüme devam etti

Türkiye'nin en büyük iki şirketi; Koç Holding ve Sabancı Holding...

Para Piyasaları
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.